Travma Sonrası Stres Bozukluğu
Travma aniden meydana gelen kişide dehşet ve kaygı oluşturan ve aynı zamanda kişinin anlamlandırma sürecini bozan örseleyici olaylardır. Travma 4 şekilde oluşur.
– Bizzat yaşama
– Tanıklık etme
– Dinleme veya izleme (çocuklarda çok görülür)
– Sevimsiz ayrıntılara tanıklık etme
Her üç kişiden biri hayatında travmaya maruz kalır. Travmadan sonra ise %10-15 kişi travmadan hemen sonra kendini toplar, %70 kişi stres tepkisi gösterir, %10-15 ise uzun süreli etkilenir. Bu istatistiğe baktığımızda görüyoruz ki psişe kendini beden gibi iyileştirip toparlamaya yönelik çalışır. Hiçbir şey yapılmasa da travma kendiliğinden geçebilir. Ama bazı insanlarda travma uzun süre etkili olur. Travma anında 4 temel bedensel tepki verilir;
– Savaş
– Kaç
– Donma
– Çıldırma
Çocuklar travma anında genellikle donma veya çıldırma tepkisi gösterirler. Çünkü savaşacak ya da kaçacak bedensel ve psikolojik yeterliliği yoktur. Örneğin babası vefat eden bir çocuğa babasının öldüğü haberi verildiğinde hiçbir tepki vermeyip oyununa devam edebilir. Bu dışarıdan bakıldığında hiç etkilenmedi, olgunlukla karşıladı gibi görülebilir. Oysa ki çocuk donma tepkisi veriyordur.
Çocuklarda travma oluşturabilecek olaylar;
– Cinsel veya fiziksel istismara maruz kalmak
– Doğal afetler yaşamak veya şahit olmak (deprem, sel, yangın)
– Savaşa, teröre maruz kalmak veya şahit olmak
– Kaza geçirme veya şahit olma (ev kazaları dahil)
– Hayatı tehdit eden bir hastalığa sahip olma
– Kaçırılma
– Saldırıya uğrama ya da şahit olma
– Yakın birinin kaybı
Çocuklarda travma sonrasında oluşan davranış değişikliği incelendiğinde tetikte durma hali gözlenir. Korkak ürkek tedirgin bir yapıları vardır. Ani sese veya harekete duyarlıdır. Savunma halindedirler. Yaşadıkları dehşet verici olayın bir kısmını ya da tamamını hatırlamayabilirler. Bu bir savunma mekanizmasıdır. Uyku düzenleri bozulabilir. Yaşanan kötü olay rüyasına girebilir sık sık kâbus görür. Çabuk kızma sinirlenme görülebilir. Günlük hayatta ilgisini çeken şeyler artık ilgisini çekmemeye başlayabilir. Sosyal ilişkiler zayıflar. Mutsuz depresif bir ruh hali görülür. Yaşına göre gerileme görülebilir. Örneğin tuvalet alışkanlığı kazanmış çocuk altını ıslatmaya başlayabilir veya tek başına uyuyan çocuk yalnız uyuyamayabilir. Anneye babaya daha yapışık halde olabilir. Bu durum oyunlarına da yansır. Sürekli tekrar tekrar aynı oyunları oynadığı gözlemlenebilir. Bu durum aslında duygusal olarak kendini regüle etmesidir. Bunu tıpkı yaşadığınız olayı tekrar tekrar bir arkadaşınıza anlatmanıza benzetebilirsiniz. Geleceğe karşı kaygılı, umutsuz bir duygu durum içinde olabilir. Kendisini veya çevresini suçlayabilir. Ben kötü bir çocuğum, dünya tehlikeli bir yer gibi. Travmatik olayı hatırlatan yerlerden veya şeylerden kaçma eylemi olabilir. Örneğin kaza geçiren bir çocuk arabaya tekrar binmek istemeyebilir.
Belirtilerin hepsi görülmek zorunda değildir. Her çocuğun yansıtması farklıdır önemli olan çocuğun hayatını olumsuz etkileyip kısıtlamasıdır. Aynı zamanda bu çocuklarda depresyon, kaygı bozukluğu, uyum bozukluğu veya suça meyil eşlik edebilir. Bu sebeple belirtilerin uzun süre devam ettiği durumlarda mutlaka destek alınmalıdır. Olay yaşandıktan sonra ise çocuğa masal ve oyunlarla ne yaşadığını anlamlandırması için anlatılmalıdır.
Bazen küçük bir oyun, büyük bir değişimin başlangıcı olur.
Ne yapmalı?
Travmatik olay sonrasında ilk yapılacak şey olayı çocuğa açıklamaktır. Çünkü travma insanda anlamlandırma sürecini bozar. (Ne? Neden? Ne Olacak?) Tüm hikayeyi yeniden birleştirip yeniden çerçevelendirip anlatmak önemlidir. En az 2-3 kere farklı zamanlarda anlatılmalıdır. Geçti merak etme ben yanındayım demek önemlidir. Onarıcı bir şekilde öykülerle ya da oyunlarla anlatılmalıdır. Olay oyuncaklarla tekrar canlandırılabilir. Oyunla çocuğun bedeninde ki enerjiyi boşaltması sağlanabilir. Travmayı oynaması için terapötik oyuncak setleri alınabilir. Örneğin ani bir şekilde ameliyat geçiren çocuk için doktor seti alınabilir. Çocuklar oynayarak iyileşir yetişkinler konuşarak. Travma kişide dehşet ve kaygıda oluşturduğu için güven çok önemlidir. Rutinler beyni güvende ve konfor alanında hissettir ve stresi azaltır. Bu sebeple hayat devam ediyor mesajı vermek önemlidir. Yapılabilen rutinlere mutlaka devam edilmelidir. Aynı evde yaşama imkanı varsa yaşasın, okula gitme imkanı varsa gitsin, her gün aynı saatte anne oğul baba kız saati yapılıyorsa yapılsın. Bu çocuğa hayat devam ediyor mesajı verir. Yeni pozitif deneyimler edinmekte hayatı anlamlandırır. Yeni yerler keşfetmek, yeni bir şey öğrenmek, akraba ziyaretleri gibi. Ve süreç daha sağlıklı ilerlemesi için mutlaka bir uzman desteği alınmalıdır.
3 adımda çocuğumun terapiye ihtiyacı var mı nasıl anlarım?
1) yaşanan sorun 1 aydan fazladır devam ediyorsa
2) yaşanan sorun ara sıra değil de sık sık meydana geliyorsa
3) yaşanan sorun çocuğun, ailenin ve çevrenin hayatını zorlaştırıyor işlevi bozuyorsa bir uzmandan yardım almak gereklidir.
Hangi yöntem kullanmaktayım?
Çocuk merkezli oyun terapisi ve öykülerle terapiyi kullanmaktayım çünkü çocuklar biz yetişkinler gibi kendilerini sözel olarak doğrudan ifade edemezler. Yaşadıkları zorlukları anlamlandırma iç görüsüne henüz erişmemiş, bunu sözcüklerle ifade edecek kadar kelime dağarcığına sahip değillerdir. Çocuklar kendilerini oyunla ifade ederler kelimler yerine oyuncakları kullanırlar. Yetişkinler mutsuzum, iş yerinde çok stresli günler geçiriyorum diyebilirken çocuklar evdeki tartışmalar beni mutsuz ediyor diyemez kaoslu bir ev oyunu oynarlar. Bu sebeple oyun terapisi çocukların kendilerini ifade etmede kullandığımız bilimsel bir terapi yöntemidir.

