Özgül Öğrenme Güçlüğü

Bu hizmet, özgül öğrenme bozukluğu (okuma, yazma veya matematik güçlüğü) yaşayan çocukların akademik becerilerini geliştirmeyi, öğrenmeye dair özgüvenlerini yeniden kazanmalarını ve başarısızlık duygusunu azaltmayı amaçlar.

Öğrenme, beynin kimyasal ve elektriksel iletişimiyle gerçekleşir. Bir çocuğun iyi öğrenebilmesi için beynindeki bazı temel işlevlerin normal şekilde çalışması gerekir.  Bu temel şartlardan biri, normal sınırlar içinde bir zekâ düzeyine sahip olmaktır. Zekâ öğrenmenin temelidir ama tek başına yeterli değildir. Dikkat süresi ve kalitesi de öğrenme için kritik bir rol oynar.  Zekâsı normal olan ama dikkatini toplamakta zorlanan çocukların öğrenme kalitesi düşebilir. Bu yüzden çocuğun dikkat seviyesi, yaşına uygun olmalıdır.  Ayrıca, zekâ seviyesi aynı olsa da çocuklar arasında bazı alanlarda öğrenme güçlükleri yaşanabilir. Yani çocuk hem zeki olabilir hem de bazı alanlarda desteğe ihtiyaç duyabilir. 

Özgül öğrenme bozukluğunda zeka geriliği, otizm, gelişimsel bir bozukluk ya da nörolojik bedensel bir bozukluk bulunmamasına rağmen matematik, okuma yazma gibi alanlarda yetersizlik getiren bir bozukluk türüdür. Esasen yapısal bir sorundur. Merkezi sinir sistemindeki işleyişten kaynaklı bir bozukluktur.

Özgül öğrenme bozuklukları 3 başlıkta incelenir:

– Okuma bozukluğu

– Yazma bozukluğu

– Matematik bozukluğu    

Bazen küçük bir oyun, büyük bir değişimin başlangıcı olur.

Hemen Randevu Al

Çocuk zekâsı normal olsa da okuma, yazma, matematik gibi akademik alanlarda yaşıtlarına göre belirgin zorluklar yaşayabilir. Bu durum, yapılan özel testlerle tespit edilir.  Görme veya işitme bozukluğu gibi başka sağlık sorunları olmadığında, bu tür zorlanmalar özgül öğrenme bozukluğu olarak değerlendirilir.  

-Okuma bozukluğu (disleksi): Kelimeleri ayırt etme, sıralama, okuma akıcılığı gibi alanlarda zorlanma yaşanır.  

-Yazma bozukluğu: Harf, noktalama, yazım kuralları gibi konularda sürekli hata yapma görülür.  

-Matematik bozukluğu: Sayı kavramı, işlem yapma, problemi deftere doğru geçirme gibi alanlarda yetersizlik olabilir.  

Tanı genellikle ilkokulun ilk yıllarında fark edilir. Ancak doğru bir tanı için çocuğun dikkatle incelenmesi, klinik değerlendirme ve özel testler yapılması şarttır.  Unutulmamalı ki bu çocukların çoğu normal zekâya sahiptir. Bu çocuklara sıklıkla haksız yere “tembel” veya “zihinsel olarak geri” damgası vuruluyor.   Bu durum, çocukların özgüvenini düşürüyor, pasif ve öğrenmeye karşı isteksiz bireyler haline gelmelerine neden olabiliyor.  Sorun tanınmadığında veya destek verilmediğinde çocuklarda depresyon, davranım bozukluğu, DEHB gibi psikiyatrik sorunlar da gelişebiliyor.  Tedavi, deneyimli uzmanlar eşliğinde yapılan özel eğitim programlarıyla yürütülmeli. Eşlik eden diğer psikolojik sorunlar da mutlaka değerlendirilmelidir.  Ailelerin sabırlı, eleştirisiz ve destekleyici yaklaşımı, tedavinin başarısı açısından çok önemli.  Erken müdahaleyle çocuklarda ciddi gelişmeler sağlanabiliyor; ancak bazen belirtiler yetişkinlikte de sürebiliyor.          

– Okuma bozuklukları (Disleksi)

 Çocuğun okuma sırasında belirgin hatalar yaptığı, geometrik yapı olarak birbirine benzeyen harfleri karıştırmalarıdır. En net fark edilme noktası b ve d harflerini karıştırırlar. Bu çocuklar:

– Harfleri yanlış okur veya karıştırırlar. 

– Bazı harfleri okurken atlarlar okumazlar

– Bazı kelimeleri okurken atlar okumazlar

– Harflerin yerini kelime içinde değiştirirler

– Bir kelime yerine başka bir kelime okuyabilirler

– Yavaş okurlar

– Okurken yerini kaybedebilirler, sık duraklama yaparlar

– Okumaya cümlenin başından değil sonundan başlarlar

Okuma güçlüğü yaşayan çocuklar okuduğunu anlamaz ve anlatamazlar. Bu sebeple sıklıkla zeka geriliği ile karıştırılır. Oysa ki çocuk okuma alanında güçlük yaşıyordur. Anlama kapasitesinde herhangi bir problem yoktur. Bu çocuklar için bir şey okumak çok zorlayıcıdır. Kitap okumayı sevmezler. Aileler tembellik olarak nitelendirse de aslında durum daha karmaşıktır. Okuma bozukluğunun yanına yazma ve matematik bozukluğudaeşlik edebilir.

– Yazma bozukluğu

Yazma bozukluğuna genellikle okuma bozukluğu da eşlik eder.  Yazı yazarken harf, kelime veya gramer hataları yaparlar. Yazıları biçimsizdir. Sayfa kullanımı düzenli değildir. Bu çocuklarda dili anlama ve anlatım bozukluğu da görülür.

– Birbirine benzeyen harfleri karıştırırlar. B-d, m-n, c-ç, s-ş gibi. Bu harfleri birbiri yerine kullanabilirler.

– Noktalı ve noktasız harfleri karıştırırlar yerine yazabilirler. O-ö, u-ü, ı-i.

– Heceleme hataları yaparlar. Bir kelimeyi bölerek yazabilirler.

– Karışık yazarlar. Sayfa düzeni oluşturamazlar. Noktalama işareti kullanmazlar. 

– Kelimeleri ayırmadan birleşik yazabilirler.

Okuma yazmayı yeni öğrenen birinci sınıf çocukları yazma okuma konusunda zorlanabilir hata yapabilirler fakat zamanla düzelir ve doğrusunu öğrenirler. Yazma bozukluğu olan çocuklarda bu durum devam eder ve okuma konusunda da sorun yaşarlar. Bu şekilde fark edilirler. 

– Matematik bozukluğu

Bu çocuklar matematik işlemler, problem çözme konusunda zorlanırlar. Basit bir matematik işlemi bile kavramada anlamada güçlük çekerler. Genel itibariyle 1 ve 2. Sınıfta bu zorlanmaları fark edilir ama zeka düzeyi yüksek olan çocuklar bazen 4. Veya 5. Sınıfa kadar fark edilmez. Basit işlemleri bir şekilde halletse de karmaşık problemlerle karşılaştığında zorluk çekerler.

– Matematik terim, sembol, işlemleri kavramada zorlanma

– Sayı saymayı öğrenmede güçlük yaşama

– Akıldan işlem yapmakta zorlanma

– Problem çözmede güçlük yaşama

– Dört işlemde zorlanma

– Geometrik şekil ve sembolleri anlamada öğrenmede güçlük yaşama

Bazen küçük bir oyun, büyük bir değişimin başlangıcı olur.

Hemen Randevu Al

Ne yapmalı?

Bu çocuklar yaşıtlarından farklı olduğunu öğrenme konusunda güçlük çektiğini fark ederler. Neden öğrenemiyorum? Sorusu kafalarını sıklıkça meşgul eder. Ailelerde çoğu zaman çözüm aramak yerine çocuğu suçlu hissettirebilir. Çalışmıyorsun tembelsin diyebilirler. Bu da çocuğun özgüvenini zedeler. Bu sebeple eleştiri dilini bırakıp çocuğun ihtiyacı olan özel eğitimleri alma konusunda desteklemek eşlik eden bir psikolojik problem varsa da psikolojik destek almak gereklidir. 

3 adımda çocuğumun terapiye ihtiyacı var mı nasıl anlarım?

1) yaşanan sorun 1 aydan fazladır devam ediyorsa

2) yaşanan sorun ara sıra değil de sık sık meydana geliyorsa

3) yaşanan sorun çocuğun, ailenin ve çevrenin hayatını zorlaştırıyor işlevi bozuyorsa bir uzmandan yardım almak gereklidir.

Hangi yöntem kullanmaktayım?

Çocuk merkezli oyun terapisi ve öykülerle terapiyi kullanmaktayım çünkü çocuklar biz yetişkinler gibi kendilerini sözel olarak doğrudan ifade edemezler. Yaşadıkları zorlukları anlamlandırma iç görüsüne henüz erişmemiş, bunu sözcüklerle ifade edecek kadar kelime dağarcığına sahip değillerdir. Çocuklar kendilerini oyunla ifade ederler kelimler yerine oyuncakları kullanırlar. Yetişkinler mutsuzum, iş yerinde çok stresli günler geçiriyorum diyebilirken çocuklar evdeki tartışmalar beni mutsuz ediyor diyemez kaoslu bir ev oyunu oynarlar. Bu sebeple oyun terapisi çocukların kendilerini ifade etmede kullandığımız bilimsel bir terapi yöntemidir. 

Uzm. Psk. İpek Jusufovski
Uzman Psikolog & Aile Danışmanı

İstanbul Ticaret Üniversitesi Psikoloji Bölümü mezunu olan İpek Jusufovski, çocuk ve ailelerle bütüncül yaklaşımla çalışmaktadır. Çocuk Merkezli Oyun Terapisi ve Çocuk Psikopatolojisi alanlarında eğitim almış, şu anda Bakırköy’de 2–8 yaş arası çocuklarla terapi süreçlerini sürdürmektedir.
Hakkımda