Okul Fobisi
Çocuğun okula başlaması hem çocuk için hem veli için oldukça heyecan verici bir durumdur. Hazırlık sürecinde çocukta ailesiyle birlikte heyecanlı hevesli görünebilir. Hatta ilk birkaç gün hevesle gidebilir. Fakat sonrasında okula gitmek istememesi, anneden ayrılırken yoğun kaygı hissetmesi, ağlaması, annesini bırakmaması ayrılık kaygısı ile de ilişkilendirilir. Evinden annesinden ayrılan çocuk yoğun kaygı hisseder. Anneden ayrılınca başına bir şey geleceği tekrar kavuşamayacağı şeklinde düşüncelere kapılabilir bunun sonucunda ise okul reddi yaşar.
Bu durumun dışında okula isteyerek giden, okula derslerine istekli çocukların aniden okula karşı isteğinin azalması ve okula gitmek istememesine de okul reddi veya okul fobisi olarak adlandırırız. Bu durumun birçok farklı sebebi olabilir. Okulda yaşadığı zorbalık, öğretmen değişikliği, okul değişikliği, ailede yaşanan olumsuz bir durum, herhangi bir sebeple uzun süre okuldan uzak kalma, arkadaş ilişkilerinin bozulması, okulda yaşanan olumsuz bir durum (dayak, onur kırıcı sözlere maruz kalma) çocuğun cinsel veya fiizksel istismara maruz kalması, yeni bir kardeşin dünyaya gelmesi gibi birçok sebebi kapsayabilir. Genellikle bu çocuklar okula gitmekte büyük isteksizlik yaşarlar ve bedensel olarak karın ağrısı çekerler.
Bazen küçük bir oyun, büyük bir değişimin başlangıcı olur.
Ne yapmalı?
Genellikle çocuk okula yeni başladıysa aileler okula alışamadı seneye göndereyim ağlamasın diyebilirler fakat seneye aynı sorunlar devam edecektir. Çözüm bu değildir. Okul reddi okula yeni başlayan çocukta da veya okula giden uyumlu çocukta da başladığında mutlaka altında yatan sebepler araştırılmalı ve bir uzmandan destek alınmalıdır.
3 adımda çocuğumun terapiye ihtiyacı var mı nasıl anlarım?
- yaşanan sorun 1 aydan fazladır devam ediyorsa
- yaşanan sorun ara sıra değil de sık sık meydana geliyorsa
- yaşanan sorun çocuğun, ailenin ve çevrenin hayatını zorlaştırıyor işlevi bozuyorsa bir uzmandan yardım almak gereklidir.
Hangi yöntem kullanmaktayım?
Çocuk merkezli oyun terapisi ve öykülerle terapiyi kullanmaktayım çünkü çocuklar biz yetişkinler gibi kendilerini sözel olarak doğrudan ifade edemezler. Yaşadıkları zorlukları anlamlandırma iç görüsüne henüz erişmemiş, bunu sözcüklerle ifade edecek kadar kelime dağarcığına sahip değillerdir. Çocuklar kendilerini oyunla ifade ederler kelimler yerine oyuncakları kullanırlar. Yetişkinler mutsuzum, iş yerinde çok stresli günler geçiriyorum diyebilirken çocuklar evdeki tartışmalar beni mutsuz ediyor diyemez kaoslu bir ev oyunu oynarlar. Bu sebeple oyun terapisi çocukların kendilerini ifade etmede kullandığımız bilimsel bir terapi yöntemidir.

