Okul Başarısızlığı
Başarısızlık çok geniş bir kavramdır. Başarısızlığın birçok sebebi olabileceği gibi tek bir sebebi de olabilir. Her ailenin başarısızlık tanımı da değişir. Bir aile için çocuğun sınıfta kalması başarısızlıkken başka bir aile için 80 altında not almak başarısızlık olarak sayılır. Bu sebeple ailelerin başarısızlığı nasıl değerlendirmesinden ziyade ölçümüz, çocuğun bilgi veya beceri edinme konusunda yaşıtlarından geri olmasıdır.
Okul başarısızlığının başlıca nedenleri ise şu şekildedir:
I. Zihinsel yetersizlik
Okul başarısızlığının sebepleri arasında derslerinde başarısız olan bir çocuğun verilen dersleri kavrayıp anlayabilecek zeka kapasitesi olup olmadığı akla gelen ilk seçeneklerden biridir. Bilgileri özümseyip öğrenecek düzeyde olması önemlidir. Zihinsel yetisi düşük bir çocuğun yaşıtları gibi başarılı olmasını beklemek doğru bir yaklaşım değildir. Ne kadar uğraşılsa da uğraşılsın eğer çocuk kapasitesine uygun bir eğitim almıyorsa başarılı olması güçtür. Bu sebeple kapasitesine uygun bir eğitim alması gerekmektedir. Bu nokta da ailenin çocuk hakkında beklentisi çocuğun kapasitesi doğrultusunda olmalıdır. Pek tabi ki okul başarısı sadece zihinsel kapasite ile alakalı değildir. Zihinsel başarısı sınırlar içerisinde olan çocuklar dahi başka sebeplerden dolayı başarısız olabilirler.
Bazen küçük bir oyun, büyük bir değişimin başlangıcı olur.
II. Okula uyum sorunu
Okulunu arkadaşlarını sevmeyen alışamayan bir çocuğun başarılı olma ihtimalide düşüktür. Bu noktada okula uyumunu engelleyen durumlara odaklanmalı ve çözülmelidir.
III. Okul fobisi
İlkokula başlarken bazı çocuklar okula gitmek istemezler. Gitseler dahi orada anneden ayrı kalmakta zorlanır kaygı duyarlar. Bu sebeple bu çocuklardan da okul başarısı beklemek zordur. Öncelikle okul fobisi sorunu çözülmelidir.
IV. Davranım sorunları
Okul kurallarına uymakta güçlük çeken, otoriteye karşı gelen, öğretmeleri ve arkadaşlarıyla sorun yaşayan çocuklarında okul başarısı düşüktür. Devamsızlıkları fazladır. Derslere olan ilgileri azdır. Okul uyumsuzlukları sebebiyle eğitimlerini başarılı devam ettirmeleri zordur.
V. Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu
Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan çocuklar derslere odaklanma, ders takibi yapma, ödev yapma, sabit kalma, dikkatini toparlama konusunda güçlük yaşarlar. Bu durum akademik başarısına Ders konusunda desteklenmeye ihtiyaç duyarlar. Uzun süreli ders çalışma periyotlarından ziyade kısa molaların eklendiği ders rutinleri olmalıdır. Aynı zamanda da tedavi gereklidir.
Bazen küçük bir oyun, büyük bir değişimin başlangıcı olur.
VI. Özgül öğrenme bozukluğu
Bazı çocuklar yazılan cümleleri okumakta güçlük çeker. Ne yazıldığını anlayamadığı için gerekli öğrenmeyi de gerçekleştiremezler. D ve b gibi harfleri karıştırırlar. Matematik işlemler konusunda zorluk yaşarlar. Bu çocuklarda zihinsel herhangi bir eksiklik yoktur. Bazı aileler tembellik olarak nitelendirse de bu çocukların tedaviye ihtiyaçları vardır. Doğru yaklaşımla başarılı olurlar.
VII. Bedensel hastalıklar
Uzun süreli tedavi olunması gerekilen bir hastalığı varsa çocuğun okuldan uzak kalmak okul uyumunu ve akademik başarısını da olumsuz etkiler. Hastalığında vermiş olduğu yük ve yorgunlukta birleşince okul başarısı düşebilir. Çocuk okula uzun süre devam edemeyecekse dahi okulla bağı koparılmamalı ev ödevleri, hastanede kısa süreli eğitimler gibi şeylerle desteklenmelidir.
VIII. Depresyon
Çocukluk çağı depresyonu gözden en çok kaçan konulardan biridir. Çocukların depresyonu her zaman yetişkinler gibi tablo göstermeyebilir. Yetişkin depresyonunda içe çekilme, mutsuzluk, hayattan keyif alamama gibi durumlar sıkça görülürken çocukta tam tersi durumlar olabilir. Özellikle öfke, hakaret veya dışa vurum olabilir. Bu sebeple derslerden ilginin azalması da söz konusudur. Aileler tembellik olarak düşünebilir fakat doğru gözlem yapılmalı ve eğer bir depresyon varsa kesinlikle bir uzmandan yardım alınmalı. Depresyon tedavi edilmezse akademik başarı beklenmesi doğru bir yaklaşım değildir.
Ne yapmalı?
Bazı aileler çocukların eğitimiyle oldukça ilgisizdir. Çocuğun derslerini takip etmez, çocuğun okul durumuyla ilgilenmez, çocuk okula gidiyor mu bilmez. Olası bir başarısızlıkta ise çok katı cezalar verirler. Çocukta büyük kafa karışıklığı oluşur. Okul sürecinde sınırsızlık varken karne gününde ise katı cezalar vardır. Sağlıklı sınıra ihtiyaç duyar çocuk. Bazı aileler ise başarıya çok önem verir. Çocuğun tüm hayatı başarı endeksi üzerine kurulur. Beklenti çok yüksektir. Bu da çocukta büyük kaygıya yol açar.
Bu sebeple önce tutarlı, destekleyici ve kabullenici davranılmalıdır. Sonra ise başarısızlık altında yatan sebep iyi tespit edilmeli ve mutlaka bir uzmandan yardım alınmalıdır.
3 adımda çocuğumun terapiye ihtiyacı var mı nasıl anlarım?
1) yaşanan sorun 1 aydan fazladır devam ediyorsa
2) yaşanan sorun ara sıra değil de sık sık meydana geliyorsa
3) yaşanan sorun çocuğun, ailenin ve çevrenin hayatını zorlaştırıyor işlevi bozuyorsa bir uzmandan yardım almak gereklidir.
Bazen küçük bir oyun, büyük bir değişimin başlangıcı olur.
Hangi yöntem kullanmaktayım?
Çocuk merkezli oyun terapisi ve öykülerle terapiyi kullanmaktayım çünkü çocuklar biz yetişkinler gibi kendilerini sözel olarak doğrudan ifade edemezler. Yaşadıkları zorlukları anlamlandırma iç görüsüne henüz erişmemiş, bunu sözcüklerle ifade edecek kadar kelime dağarcığına sahip değillerdir. Çocuklar kendilerini oyunla ifade ederler kelimler yerine oyuncakları kullanırlar. Yetişkinler mutsuzum, iş yerinde çok stresli günler geçiriyorum diyebilirken çocuklar evdeki tartışmalar beni mutsuz ediyor diyemez kaoslu bir ev oyunu oynarlar. Bu sebeple oyun terapisi çocukların kendilerini ifade etmede kullandığımız bilimsel bir terapi yöntemidir.

