Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB)
Halk arasında takıntı hastalığı olarak bilinen OKB, kişinin isteği dışında gelen kişide tedirginlik, kaygı uyandıran, zihninden uzaklaştıramadığı düşünceler yani obsesyonlar ve bu obsesyonları yok etmek için tekrarlı yapılan kompulsiyonlardan oluşan bir bozukluktur. Örnek verilecek olursa bu kişilerde yoğun bir şekilde elini yıka yıkamazsan mikrop kapacaksın, elinin her yeri mikrop dolu elin çok pis gibi ardı ardına rahatsız eden düşünceler meydana gelir ve rahatlamak içinde bu kişiler ellerini yıkarlar. Yani hastalığın temeli rahatsız edici, zihinden uzaklaştırılamayan tekrarlayan düşünceler ve bu düşünceleri uzaklaştırmak için yapılan tekrarlayıcı davranışlardır.
OKB yalnızca yetişkinlikte görülür gibi yanlış bir kanı vardır. Oysaki OKB tanısı almış yetişkinlerin çocuklukları incelendiğinde 5-15 yaş arası başladığı sonucu elde edilmiştir. 3 yaş gibi erken dönemde de başlayan vakalar mevcuttur. Çocuk bu tekrarlayan anlamsız tekrarlanan ve kendisine yabancı gelen düşünceleri anlamlandıramaz ve yoğun kaygı sıkıntı hisseder. Örneğin sürekli elinin pis olduğunu düşünen çocuk tekrar tekrar elini yıkar ve sürekli bu tekrarlayan davranıştan yorgun düşer. Bu zihninde dolanan düşüncelerin bir noktadan sonra esiri olur. Takıntısının hastalık halini alması için çocuğun günlük hayatını ciddi oranda etkilemesi ve günlük işlerini aksatması, günlük işlerini yapmaya vaktinin kalmaması gerekmektedir. Örneğin defterine yazı yazan bir çocuğun bir yanlış yaptığında tüm sayfayı silmesi sebebiyle ödevini bir türlü bitirememesi.
Bazen küçük bir oyun, büyük bir değişimin başlangıcı olur.
Çocuklar aslında tekrarlayan davranışının mantıksız olduğunun farkındadırlar ama yine de kendilerini bu davranışı yapmaktan alıkoyamazlar. Kapıyı üç kere açıp kapatmazsa kapıdan geçememesinin mantıklı bir açıklaması yoktur ama bu şekilde tekrarlayıcı davranışlar sergilemeye devam ederler.
OKB’li çocuklarda görülebilen belirtiler
- Kirlenmekten korkma, sık el yıkama, kirlenen üstünü hemen değiştirmek isteme
- Banyoda uzun süre kalma, temizlendiğinden emin olamama
- Tuvalet temizliğinin çok uzun sürmesi
- Aşırı düzenli olma, eşyalarının simetrik durmasına özen gösterme
- Bazı nesnelere dokunmaktan kendini geri alamama
- Kapı, pencere, ocak gibi şeylerin kapalı olup olmadığını tekrar tekrar kontrol etme.
- Kendisine şans getirecek bir sayıya göre hayatını düzenleme.
Bu ve başka birçok belirti görülebilir. Bu davranışlar anne ve babayı şaşırtabilir ve anlam veremeyebilirler. Bu takıntılı düşünce ve eylemler aile dinamiklerini de zorlayabilir, aile halkını huzursuz edebilir. Bazı anne babalar çocuğun bu hareketleri kasten yaptığını düşünebilir ve engellemek için ceza verebilirler veya çocukla dalga geçebilirler bu da çocukta daha fazla kaygıya sebep olur.
Ne yapmalı?
Öncelikle çocuğu suçlayıcı, cezalandırıcı davranışı bırakmalı. Çocuğun yaptığı tekrarlayıcı davranışlarla dalga geçme alay etme gibi tutumda bulunulmamalıdır. Çocuk için bu tekrarlayıcı düşüncelerle baş etmek yeterince sıkıntı vericidir üzerine anne babanın yargılaması eklenirse bu belirtiler artarak devam edecektir. Bu sebeple çocuğun duygusunu anlayıp, yanında olduğunuzu hissettirip bir uzmandan destek almak gereklidir.
Bazen küçük bir oyun, büyük bir değişimin başlangıcı olur.
3 adımda çocuğumun terapiye ihtiyacı var mı nasıl anlarım?
- yaşanan sorun 1 aydan fazladır devam ediyorsa
- yaşanan sorun ara sıra değil de sık sık meydana geliyorsa
- yaşanan sorun çocuğun, ailenin ve çevrenin hayatını zorlaştırıyor işlevi bozuyorsa bir uzmandan yardım almak gereklidir.
Hangi yöntem kullanmaktayım?
Çocuk merkezli oyun terapisi ve öykülerle terapiyi kullanmaktayım çünkü çocuklar biz yetişkinler gibi kendilerini sözel olarak doğrudan ifade edemezler. Yaşadıkları zorlukları anlamlandırma iç görüsüne henüz erişmemiş, bunu sözcüklerle ifade edecek kadar kelime dağarcığına sahip değillerdir. Çocuklar kendilerini oyunla ifade ederler kelimler yerine oyuncakları kullanırlar. Yetişkinler mutsuzum, iş yerinde çok stresli günler geçiriyorum diyebilirken çocuklar evdeki tartışmalar beni mutsuz ediyor diyemez kaoslu bir ev oyunu oynarlar. Bu sebeple oyun terapisi çocukların kendilerini ifade etmede kullandığımız bilimsel bir terapi yöntemidir.

