Konuşma Sorunları

Bu hizmet, konuşma gecikmesi, artikülasyon bozukluğu veya seçici konuşmazlık yaşayan çocukların iletişim becerilerini geliştirmeyi, kendilerini sözel olarak ifade edebilmelerini desteklemeyi ve konuşma sürecine eşlik eden kaygıyı azaltmayı amaçlar.

Konuşma iletişim araçlarından biridir. İlk sesli iletişimimizi dünyaya gelince ağlayarak yaparız. Daha sonra 6. Ay civarında babıldama dediğimiz dönemde agu ba bu gibi sesler çıkarılır. 1 yaş civarında anne baba mama gibi ilk kelimeler söylenir. 2 yaş civarında anne gel baba git gibi iki kelimelik basit cümleler kurulur. 3 yaşında ise anne parka gidelim gibi 3 kelimelik cümlelerle çocuğun kendini daha iyi ifade etmesi beklenir. 5 yaşına geldiğinde ise sohbet edecek düzeyde konuşma beklenir. Konuşma gelişimini etkileyen birçok faktör vardır.

– Genetik: çocuğun gelişimini birçok yönden etkileyen faktördür. Eğer ailede geç konuşma öyküsü varsa çocuktada görülebilir.

– –Bedensel Faktörler: işitme sorunu olan veya gelişimi geri olan çocuklarda konuşma gecikmesi görülebilir.

– Sosyal Sınıf: sosyoekonomik düzeyi iyi-orta düzey olan çocuklar daha erken konuşmaya başlayabilir.

– Aile Genişliği: çok çocuklu ailelerde ilginin bölünmesi sebebiyle konuşma gecikebilir.

– İkiz Kardeş: ikiz doğan bebekler diğer bebeklere göre daha geç konuşabilir.

– Cinsiyet: kız çocukları erkek çocuklara göre daha erken konuşurlar.

– Çevresel Uyaran Yokluğu: çevresel uyaran ne kadar azsa gecikme o kadar gecikebilir.

– Evde Birden Fazla Dilin Konuşulması: çift dilli ailelerde çocuk iki dile birden maruz kaldığı için konuşma gecikmesi yaşanabilir.

3 yaşına gelmiş bir çocuk anlaşılır kelimeler söyleyemiyor, anlamsız sesler çıkarıyor iki kelimelik cümle dahi kuramıyorsa ve işaretlerle iletişim kurmaya çalışıyorsa konuşma gecikmesinden şüphelenmek gerekmektedir. Bunların yanında konuşma gecikmesine sebep olabilecek bazı bozuklukları ise şöyle sıralayabiliriz:

– Zihinsel yetersizlik

– Otizm

– İşitme sorunu

– Dille anlatım/algılama bozukluğu

– Artükülasyon bozukluğu

Artükülasyon bozukluğu seslerin yanlış çıkmasıdır. Özellikle r,s,z,t,ç gibi seslerin telaffuzunda güçlük yaşanır. Ya da bazı seslerin söylenmesi atlanır. Örneğin şeftali yerine tetali ya da zar yerine za demek gibi. Çocuklar ilk konuşmayı öğrendiklerinde bu tarz hatalar yapabilir ama yaşı ilerledikçe düzgün telaffuz çıkmıyorsa mutlaka dil konuşma terapistinden destek almak gereklidir.

– Seçici Konuşmazlık (SM)

Konuşma yetilerinde hiçbir sorun olmamasına rağmen sadece belirli kişilerle konuşan çocuklardır. Bu kişiler genellikle bakım verenleri veya yakın çevresinde ki güvendikleri insanlardır. Tanımadıkları insanlarla veya okulda öğretmeni arkadaşlarıyla konuşmazlar. Sesini hiç duyamadık denilen çocuklardır. Çocuk için bu konuşamama durumu tercihi değildir yüksek kaygıdan dolayı kitlenir ve konuşamazlar. Bu çocukları konuşmak için zorlamak doğru bir yol olmayacaktır. Konuşmama durumu çocuğun akademik, sosyal ve psikolojik tüm hayatını etkileyeceği için mutlaka uzmandan destek alınmalıdır.

Bazen küçük bir oyun, büyük bir değişimin başlangıcı olur.

Hemen Randevu Al

Ne yapmalı?

Çocuğunuzda konuşma gecikmesi var mı bir destek alınmalı mı diye karar alınmadan önce şu soruları kendinize sorabilirsiniz. Çocuğum yaşına uygun gelişimsel olarak olması gereken konuşma basamağında mı? Kaç tane anlamlı kelime söylüyor? Sizin söylediklerinizi anlayıp komutlarınızı uyguluyor mu? Kelimeleri uygun yerde kullanıyor mu? İsteklerini kelimeler mi yoksa işaretlerle mi yapıyor? Sohbetlere duyarlı mıdır? Onları dinler mi? Çocuğunuz ismini söylediğinizde bakıyor mu? Bu cevaplar doğrultusunda destek alınız.

3 adımda çocuğumun terapiye ihtiyacı var mı nasıl anlarım?

1) yaşanan sorun 1 aydan fazladır devam ediyorsa

2) yaşanan sorun ara sıra değil de sık sık meydana geliyorsa

3) yaşanan sorun çocuğun, ailenin ve çevrenin hayatını zorlaştırıyor işlevi bozuyorsa bir uzmandan yardım almak gereklidir.

Hangi yöntem kullanmaktayım?

Çocuk merkezli oyun terapisi ve öykülerle terapiyi kullanmaktayım çünkü çocuklar biz yetişkinler gibi kendilerini sözel olarak doğrudan ifade edemezler. Yaşadıkları zorlukları anlamlandırma iç görüsüne henüz erişmemiş, bunu sözcüklerle ifade edecek kadar kelime dağarcığına sahip değillerdir. Çocuklar kendilerini oyunla ifade ederler kelimler yerine oyuncakları kullanırlar. Yetişkinler mutsuzum, iş yerinde çok stresli günler geçiriyorum diyebilirken çocuklar evdeki tartışmalar beni mutsuz ediyor diyemez kaoslu bir ev oyunu oynarlar. Bu sebeple oyun terapisi çocukların kendilerini ifade etmede kullandığımız bilimsel bir terapi yöntemidir. 

Uzm. Psk. İpek Jusufovski
Uzman Psikolog & Aile Danışmanı

İstanbul Ticaret Üniversitesi Psikoloji Bölümü mezunu olan İpek Jusufovski, çocuk ve ailelerle bütüncül yaklaşımla çalışmaktadır. Çocuk Merkezli Oyun Terapisi ve Çocuk Psikopatolojisi alanlarında eğitim almış, şu anda Bakırköy’de 2–8 yaş arası çocuklarla terapi süreçlerini sürdürmektedir.
Hakkımda